Diktatörler ve sonları...
Hitler'den Mussolini'ye... Diktatörler nasıl ölür?
Devrik
Irak lideri Saddam Hüseyin’in idam edilmesinin yankıları sürerken,
kendi halklarına ve başka uluslara türlü acılar yaşatan diktatörlerin
sonları genellikle benzer oldu.
İnsanlara her türlü acıyı
yaşatmaktan kaçınmayan ve ülkelerini cehenneme çeviren diktatörlerin
sonu idam, intihar veya hapiste ölüm oluyor.
A.A muhabirinin çeşitli
kaynaklardan yaptığı derlemeye göre, tarihin en kanlı diktatörlerinden
1934’te Hindenburg’un ölümü üzerine devlet başkanlığı ile başbakanlığı
birleştirerek Almanya’da diktatör olan Hitler, 2. Dünya Savaşı’nda tüm
dünyaya büyük acılar yaşattı. 2. Dünya Savaşı’nı kaybeden Hitler,
sığınaktaki yaşamının son anlarında evlendiği Eva Braun ile beraber
intiharı seçti.
Avrupa’nın en korkunç diktatörlerinden biri olan
Benito Mussolini, faşist baskılarla halkına ve işgale kalkıştığı
ülkelerin halklarına her türlü eziyeti çektirmekten geri durmadı. Kitap
ve gazetelere sansür getiren ve birçok baskıcı uygulama yapan Mussolini
ile sevgilisi Clara Petacci, 28 Nisan 1945’te İtalyan mukavemetine
mensup savaşçılar tarafından öldürüldü. Mussolini, sevgilisi ve birkaç
yandaşının cesedi ertesi gün Milano’nun Loreto Meydanı’nda sallanırken
bulundu.
Avrupa’nın en korkunç diktatörlerinden biri olan Nikolay
Çavuşesku’nun, halkı açlık sınırındayken lüks ve ihtişama dayalı
yaşamı, Macar asıllıların yaşadığı Timaşvar’da gösteri yapan halka ateş
açılmasını emredince başlayan devrim hareketiyle son buldu. Çavuşesku,
25 Aralık 1989’da birlikte kaçmaya çalıştığı karısıyla birlikte kurşuna
dizildi.
Balkanları kan gölüne döndüren eski Yugoslavya’nın, savaş
suçu işlemek suçundan Lahey’deki mahkeme tarafından yargılanan eski
devlet başkanı diktatör ruhlu Slobodan Miloseviç, 11 Mart’ta hücresinde
kalp krizi geçirerek öldü.
Dünyanın en kanlı diktatörlerinin başında
gelen Joseph Stalin beyin kanamasından, Portekiz’e kan kusturan
diktatör Salazar beyin travmasından, İspanyol diktatör Franco kalp
sorunları nedeniyle acı çekerek, Allende iktidarını kanlı bir biçimde
devirerek yıllarca Şili’yi baskı altında yöneten, binlerce kişinin
yargısız infazından sorumlu tutulan Pinoşet de yıllarca yargılanma
korkusu çektikten sonra kalp krizi geçirerek öldü.

